-------DUYURULAR------- Çalışma Bakanlığı SGK'daki ilaç fiyatlandırma işine el koydu. Yapılan incelemeye göre SGK, yetkisi dışında radyoaktif ilaçlara piyasanın iki katı fiyat biçip devleti 30 milyon dolar zarara uğratmış Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) 26 Eylül 2007 tarihli genelgeyle açıkladığı Beşeri İlaç Fiyatlandırmasına el koydu. Bakanlık, SGK'nın yetkisi olmadığı halde tomografi çekimi için kullanılan beşeri ilaç fiyatlandırması yapması ile ilgili soruşturma başlattı. SGK'nın yaptığı fiyatlandırmada devletin yıllık yaklaşık 30 milyon dolar zarara uğratıldığı öne sürüldü. Radyolog. Dr. Bülent Taşel'in şikayeti üzerine ortaya çıkan ilaç yolsuzluğunda, sadece 10 merkezde devletin ortalama yıllık zararının 29 milyon 640 bin milyon dolar olduğu öne sürüldü. Tomografi çekimlerinde kullanılan ve Türkiye'de tek bir üretici firması bulunan radyoaktif FDG maddesinin normalde 350 dolar yani 427 YTL olduğu, ancak kurumun 26 Eylül 2007 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan fiyatlandırmasında ilaca 975 YTL fiyat biçildiği belirtildi. SGK'nın söz konusu fiyatlandırmayla devleti hasta başına 462 dolar zarara uğrattığı kaydedildi. Bu konuda uzman olan Taşel, Sağlık Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı ve Başbakanlık Teftiş Kurulu'na gönderdiği dilekçesinde "Günde 20 tetkik yapan bir tek merkezde aylık zarar 247 bin dolar, anlaşmalı merkez sayısı 10 ise aylık zarar 2 milyon 470 bin dolar olmaktadır" dedi. Çalışma Bakanlığı dilekçe üzerine SGK'da soruşturma başlattı. Bakanlık, ilgililerin ihmali veya kusurunu görürse haklarında suç duyurusunda bulunacak ve zararın mahsup edilmesini isteyecek. Star Gazetesi 22.05.2008 ----------------------------------------------------------------------------------BASIN BÜLTENİ Son günlerde çeşitli gerekçelerle Türkiye’nin dört bir yanında eczacılara yönelik operasyonlar düzenlenmekte, eczacılarımız yeterli araştırma yapılmadan baskınlarla evlerinden ya da eczanelerinden alınmakta, bu operasyonlar “büyük ilaç yolsuzlukları”, “ilaç çetesi” gibi sıfatlarla, tüm eczacıları ve eczacılık mesleğini zan altında bırakacak şekilde haberleştirilmektedir. Türk Eczacıları Birliği; kamu sağlığı ve üyelerinin hak ve menfaatlerini aynı anda koruma görevini yasalardan alan bir meslek örgütü olarak; basına ve kamuoyuna iki konuyu hatırlatmayı görev bilmektedir: Herşeyden önce bir hukuk devleti olan Türkiye’de suçu kanıtlanana kadar herkes suçsuzdur. Daha önce de yapılan bu tip soruşturmalarda çok az sayıda eczacı suçlu bulunmuş olmakla birlikte, meslektaşlarımızın çok büyük bir kısmı beraat etmiştir. Bu nedenle, soruşturmalar henüz devam ederken eczacılarımızın itibarını zedeleyecek yorumlardan şiddetle kaçınılmalıdır. Diğer yandan, bu tip operasyonların bir meslek grubuna mal edilmemesi, kamuoyu nezrinde sağlık sisteminin önemli bir köşetaşı olan eczacılık sisteminin güvenilirliğini sarsacak davranışlardan kaçınılması gerekmektedir. Eczanelerimiz son derece güvenilir, halk sağlığına hizmet eden, ilaç danışmanlığı konusunda vazgeçilmez, vergi veren, istihdam yaratan yerlerdir. Devletin görevi, suç yaratabilecek uygulamaları önceden önlemek iken, defalarca yetkilileri uyardığımız halde karnesi bitmiş ya da bittiğini söyleyen hastalara sadece TC Kimlik Numarası ile boş kağıda bile reçete çıkartılabiliyor olması, raporlu hastaların provizyon sistemine kaydedilmemesi ve rapor yazımının kolaylaştırılmış olması denetim olanaklarını ortadan kaldırmakta, usulsüzlüklerin önünü açmakta, ya da usulsüzlüklerin eczacılarımızın gözünden kaçmasına neden olmaktadır. Hastaların ilaca ulaşmasını kolaylaştırmak önemli olmakla birlikte, bunun tüm denetim mekanizmasını ortadan kaldıran biçimde yapılması ve pratiğin içindeki kurumlardan görüş alınmadan uygulamaya başlanması doğru bir yaklaşım değildir. Aynı zamanda eczacıların da mağduriyetine neden olan bu sorunun çözülmesi için, SGK’da birleştirilmiş tüm kişilere fotoğraflı sağlık karnesi verilmesi gerekmektedir. Bilinmelidir ki, Türk Eczacıları Birliği iç denetim mekanizması en güçlü meslek örgütlerinden biri olup, hasta sağlığı ile oynanmasına ya da kamu yararının ortadan kaldırılmasına yol açan meslektaşlarını en ağır biçimde cezalandırmaktadır. Ancak, suçu kanıtlanmamış kişilere ve onlar aracılığıyla tüm eczacılık camiasına yönelik yargısız infaz anlamına gelecek herhangi bir haber ve yoruma da izin vermemeye kararlıdır. Basına ve kamuoyuna saygı ile duyururuz. TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ BASIN BÜROSU -------DUYURULAR-------
ECZANE TEKNİSYENLERİ